Gençler arasında zihinsel sağlık sorunları, okul devamsızlığı gibi günlük alışkanlıklar ve sigara içme ya da alkol tüketimi gibi davranışlarla giderek daha fazla şekilleniyor. Büyük bir uluslararası çalışma, sıradan yaşam tarzı seçimlerinin, dünyanın farklı bölgelerindeki ergenler arasında kaygı, yalnızlık ve intihar düşünceleri ile yakından bağlantılı olduğunu öne sürüyor. Bulgular BMC Pediatrics dergisinde yayımlandı.
Araştırma, 48 ülkede 10-19 yaş aralığındaki 146.000'den fazla ergenin verilerini analiz etti ve Dünya Sağlık Örgütü'nün Küresel Okul Temelli Öğrenci Sağlığı Anketi'nden elde edilen bilgileri kullandı. Amaç, değiştirilebilir davranışların zihinsel sağlıkla nasıl ilişkili olduğunu anlamak ve her ülkenin sosyal ve ekonomik gelişim seviyesini dikkate almaktı.
Çalışmadaki ergenlerin yaklaşık on biri sürekli kaygı veya yalnızlık bildirdi, sekizde biri ise intihar düşünceleri yaşadığını söyledi. Bu rakamlar bölgeler arasında genel olarak tutarlıydı ve ergenlik döneminde zihinsel sağlık sıkıntısının ne kadar yaygın hale geldiğini vurguladı.
Özellikle önemli olan bazı davranışlar öne çıktı. Tütün kullanımı ve alkol tüketimi, gençlerin düşük gelirli veya yüksek gelişmiş bir ülkede yaşamalarına bakılmaksızın kaygı, yalnızlık, intihar düşünceleri ve intihar planlaması ile güçlü bir şekilde bağlantılıydı. Okul devamsızlığı da benzer bir desen gösterdi ve eğitimden kopmanın zihinsel sağlık sorunları için hem bir uyarı işareti hem de katkıda bulunan bir faktör olabileceğini öne sürdü.
Diğer yaşam tarzı faktörleri, ulusal bağlama bağlı olarak daha fazla değişkenlik gösterdi. Fiziksel hareketsizlik ve uzun süre oturma, genellikle daha kötü zihinsel sağlık ile ilişkilendirildi, ancak bu bağlantıların gücü ülkeler arasında farklılık gösterdi. Daha yüksek gelişim seviyelerine sahip ülkelerde, hareketsizlik kaygı ve intihar düşünceleri ile daha tutarlı bir şekilde ilişkiliyken, aşırı oturma süresi çoğu ortamda kötü zihinsel sağlık ile bağlantılıydı.
Diyet ve vücut ağırlığı da önemliydi, ancak tablo daha karmaşıktı. Obez olarak sınıflandırılan ergenlerin kaygı ve yalnızlık bildirme olasılığı daha yüksekti, özellikle daha yüksek gelişim seviyelerine sahip ülkelerde. Araştırmacılar, bunun daha zengin toplumlarda beden imajı etrafındaki sosyal baskıların daha güçlü olabileceğini öne sürdü. Düşük meyve ve sebze tüketimi ise karmaşık ilişkiler gösterdi ve diyet kalitesinin basit ölçümlerle yakalanmasının zor olduğunu vurguladı.
Çalışma, okula gitmenin önemini de araştırdı. İlginç bir şekilde, pasif ulaşım yöntemleri, örneğin araba ile gitmek, bazen daha düşük intihar düşünceleri seviyeleri ile bağlantılıydı. Bunun bir olası açıklaması, ebeveynler veya bakıcılar tarafından eşlik edilmenin ek sosyal destek sunabileceği olabilir, ancak araştırmacılar bu bulgunun dikkatli bir şekilde yorumlanması gerektiğini vurguladı.
Önemli olarak, çalışma bu davranışların doğrudan zihinsel sağlık sorunlarına neden olduğunu iddia etmiyor. Verilerin tek bir zaman diliminde toplandığı için neden-sonuç ilişkisini belirlemek mümkün değil. Zihinsel sıkıntı, gençlerin sigara içmesine, alkol tüketmesine, okulu atlamasına veya hareketsiz hale gelmesine de yol açabilir.
Yine de, bazı bulguların ülkeler arasında tutarlılığı dikkat çekicidir. Tütün kullanımı, alkol tüketimi ve kötü okul devamsızlığı, incelenen her gelişim grubunda zihinsel sağlık zorlukları ile bağlantılıydı. Bu, bu alanlara yönelik halk sağlığı çabalarının, gençlerin zihinsel iyilik halleri üzerinde dünya genelinde faydalar sağlayabileceğini öne sürüyor.
Araştırmacılar, ergen zihinsel sağlık politikalarının pratik, günlük davranışlara odaklanması gerektiğini ve ülkeler arasındaki sosyal ve ekonomik farklılıkları tanıması gerektiğini savunuyor. Ortamlar, okullar ve sağlık eğitimi üzerindeki küçük değişiklikler, yaşamın kritik bir döneminde psikolojik sıkıntıyı azaltmada önemli bir rol oynayabilir.
Yorumlar
(0 Yorum)