Birçok genç ve genç yetişkin için sivilce, öngörülemez bir durum gibi hissediliyor. Bir hafta cilt sakin, ertesi hafta ise uyarı olmadan kötüleşiyor. Yeni araştırmalar, günlük alışkanlıkların, su tüketimi, diyet ve fiziksel aktivite gibi, bu sivilce patlamalarını insanların fark ettiğinden daha fazla şekillendirebileceğini öne sürüyor.

Araştırmacılar, yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarını incelemek için mevcut veya geçmişte sivilce sorunu olan 559 yetişkini anketle değerlendirdi. Katılımcılar uyku alışkanlıkları, su alımı, egzersiz, sigara içme ve fast food, süt ürünleri ve çikolata tüketimi hakkında bilgi verdi. Bulgular Saudi Medical Horizons Journal'da yayımlandı.

Çoğu vaka ergenlik döneminde başladı ve en yüksek başlangıç yaşı 11 ile 20 arasındaydı. Orta şiddette sivilce en yaygın durumdu ve vakaların çoğunda yüz etkilendi.

Su tüketimi önemli bir faktör olarak öne çıktı. Katılımcıların yaklaşık üçte biri günde bir litreden az su içti ve su alımı, sivilce tedavisi arayışı ile önemli bir ilişki gösterdi.

Araştırmacılar, su tüketiminin cilt bariyer işlevi ve iltihaplanmayı etkileyebileceğini öne sürdü. Yetersiz su alımı daha önce sivilce şiddeti ile ilişkilendirilmişti ve bu yeni bulgularla örtüşüyor.

Fiziksel aktivite de benzer bir desen gösterdi. %42'den fazlası hiç egzersiz yapmadığını bildirdi ve düzenli egzersiz yapanlar, sivilce için tıbbi tedavi arama olasılıkları daha düşüktü.

Egzersiz, hormonları düzenlemeye ve stresle ilişkili iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilir. Stres, özellikle ergenlik döneminde hormonal değişimlerin yağ üretimini etkilediği zaman sivilce şiddeti ile uzun zamandır ilişkilendirilmiştir.

Diyet de önemli bir faktör gibi göründü. Yaklaşık %40, haftada fast food tüketti ve yüksek glisemik gıdaların sık tüketimi, artan sivilce şikayetleri ile ilişkilendirildi.

Araştırmacılar, şekerli ve işlenmiş gıdaların insülin benzeri büyüme faktörü seviyelerini artırabileceğini, bu durumun da yağ bezlerini uyararak sivilce çıkışlarını artırabileceğini belirtti. Süt ürünleri ve çikolata tüketiminin de demografik ilişkileri olduğu, özellikle daha genç yetişkinlerde gözlemlendi.

Sigara içmenin daha zayıf bağlantıları vardı, ancak yaşam tarzı kalıplarının birleşik etkisi önemli görünüyor. Uyku süresi genellikle gecelik beş ila yedi saat arasında yoğunlaştı ve bu, optimal cilt iyileşmesi için yetersiz olabilir.

Bulgular, sivilcenin sadece kozmetik bir sorun olmadığını gösteren artan kanıtları yansıtıyor. Hormonal değişimlerin, iltihaplanmanın, metabolizmanın ve davranışların kesişim noktasında yer alıyor. Dermatologlar, sivilce yönetimini, topikal tedavilerin yanı sıra günlük alışkanlıkları da içeren bir yaklaşım olarak giderek daha fazla görmekte.

Ancak, çalışma neden-sonuç ilişkisini kanıtlayamaz çünkü öz bildirim verilerine ve kesitsel analize dayanıyor. Araştırmacılar, yaşam tarzı değişikliklerinin doğrudan sivilce sonuçlarını iyileştirip iyileştirmediğini belirlemek için daha uzun vadeli çalışmalar öneriyor.

Yine de, araştırma küçük davranış değişikliklerinin önemli olabileceğini öne sürüyor. Daha fazla su içmek, diyet kalitesini artırmak, yeterince uyumak ve düzenli egzersiz yapmak, tıbbi bakımın yanı sıra cilt sağlığını destekleyebilir.