Hiroshima Üniversitesi'nden yapılan yeni bir araştırma, geleceğe yönelik iyimserliğin üniversite mezunlarının iş hayatındaki gerçeklik şoku ile başa çıkmalarına yardımcı olduğunu, bunun da iş tasarımı yapmalarını ve kariyerle ilgili kimliklerini güçlendirdiğini ortaya koydu.
Gerçeklik şoku, birçok yeni mezunun iş hayatındaki gerçeklerin beklentileri karşılamadığı durumlarda yaşadığı sıkıntıyı ifade eder. Bu durum, hayal kırıklığı, kafa karışıklığı, depresyon, kaygı ve işten ayrılma oranının düşmesine yol açabilir.
Araştırma, Hiroshima Üniversitesi Beşeri ve Sosyal Bilimler Yüksekokulu'ndan Profesör Makiko Kodama tarafından yürütüldü ve 16 Aralık 2025'te Sage Open dergisinde yayımlandı.
Çalışma, iş öncesi kariyer dayanıklılığının mezunların çalışma hayatına nasıl uyum sağladığını etkileyip etkilemediğini araştırdı. Kariyer dayanıklılığı, zorluklarla başa çıkma yeteneği, sosyal beceriler, yeniliklere ilgi, geleceğe yönelik iyimserlik ve başkalarına yardım etme isteğini içerir.
Ayrıca, çalışanların ihtiyaç ve hedefleriyle daha iyi uyum sağlamak için görevlerini, ilişkilerini veya iş algılarını proaktif bir şekilde ayarladıkları iş tasarımını da inceledi.
Araştırmanın iki ana amacı vardı. İlk olarak, iş öncesi kariyer dayanıklılığının, işe başladıktan sonra gerçeklik şokunun olasılığını veya şiddetini azaltıp azaltmadığını test etti. İkincisi, gerçeklik şoku yaşayanlar arasında, önceden var olan dayanıklılığın kariyer kimliğinin gelişimini destekleyen iş tasarımı davranışlarını teşvik edip etmediğini inceledi.
Veriler, üç aşamalı uzunlamasına anketler aracılığıyla toplandı. İlk aşama, işe girmeden önce kariyer dayanıklılığı ve mesleki kimliği değerlendirdi. İkinci aşama, katılımcıların iş gücüne katılmasının ardından iş tasarımı, kariyer dayanıklılığı, mesleki kimlik ve gerçeklik şokunu ölçtü. Üçüncü anket ise özellikle gerçeklik şoku bildiren katılımcılara odaklanarak, iş tasarımının mesleki kimlik gelişimini destekleyen yönlerini araştırdı.
İlk iki anket için kullanılabilir yanıt sayısı toplamda 133 katılımcıydı; bunlar arasında 36 erkek ve 97 kadın yer alıyordu ve ortalama yaşları 22 idi. Üçüncü ankette ise 27 yanıtlayıcı, sekiz erkek ve 19 kadından oluşuyordu.
İlk amaca yönelik yapılan analizde, gerçeklik şoku yaşayanlar ile yaşamayanlar arasında iş öncesi kariyer dayanıklılığı açısından anlamlı bir fark bulunamadı.
Ancak, ikinci amaca yönelik bulgular, geleceğe yönelik iyimserliğin kritik bir faktör olduğunu ortaya koydu. Gerçeklik şoku ile karşılaşan katılımcılar arasında, iş öncesi iyimserliği yüksek olanların, işleri olumlu bir şekilde yeniden yorumlayarak bilişsel iş tasarımı yapma olasılıklarının daha yüksek olduğu görüldü. Bu durum, daha güçlü bir mesleki kimlik oluşumu ve profesyonel gelişim ile ilişkilendirildi.
Yazar Makiko Kodama, “Sonuçlar, iş öncesi kariyer dayanıklılığı özellikleri arasında, özellikle yüksek ‘geleceğe yönelik iyimserlik’ sergileyen bireylerin gerçeklik şokuyla karşılaştıklarında etkili başa çıkma stratejileri benimseme olasılıklarının daha yüksek olduğunu ortaya koydu,” dedi. “Sonuç olarak, daha büyük bir profesyonel gelişim gösterdiler.”
Kodama, üniversitelerin mezuniyet öncesinde kariyer dayanıklılığını, özellikle de iyimserliği geliştirmek için programlar sunmasını öneriyor.
“Bir şirkete katıldığında karşılaşılan gerçeklik şokuyla başa çıkmada faydalı olan psikolojik özelliklerin belirlenmesi, bu özelliklerin işe başlamadan önce geliştirilmesini sağlar,” diyen Kodama, “Bu da, gerçeklik şokundan kaynaklanan istifa gibi sorunların ortaya çıkmadan önlenmesine yardımcı olabilir.”
Bu bulgular, Kodama'nın Japonya'daki kariyer dayanıklılığı üzerine önceki araştırmalarını temel alıyor ve iyimserlik ile başa çıkma becerilerini iş geçişleri sırasında daha az olumsuz sonuçla ilişkilendiriyor. Çalışma, hedeflenmiş müdahalelerin mezunların uyumunu artırabileceğini ve rekabetçi iş piyasalarında çalışanların tutulmasını destekleyebileceğini öne sürüyor.
Yorumlar
(10 Yorum)